1 Temmuz 2014 Salı

Şimdi Okullu Olduk...


Bu gün Mete ve bizim için çok önemli bir gün. Mete ilk defa bugün okula başladı. 
Özellikle havaların ısınması ile birlikte Mete'yi dışarıya çıkarttığımızda eve geri götürmekte çok zorluk çekiyorduk. Kesinlikle eve girmek istemiyordu. Eşimle beraber hak vermiyor değildik. Sonuçta Mete, tüm gün evde kalıyor. Akşamları ise ikimizde yorgun bir şekilde eve geliyor ve onun enerjisine yetecek enerjimiz olmuyordu. Mete'nin arkadaşa, yaşıtlarına ihtiyacı olduğunun farkındaydık ve bu yüzden Eylül ayında kreşe vermeliyiz diye düşünüyorduk. 

Kreşlerin erken kayıt dönemleri hakkında bir sürü reklam görünce kreş aramaya başladık ve gittiğimiz her kreşteki deneyimli eğitmenler bize Mete'nin konuşma sorununu da düşünerek yaz döneminde başlatmamızı, bu dönemde hem okul ortamına alışacağını hemde konuşmasının ilerleyeceği konusunda tavsiyede bulundu. Verilen tavsiyeleri dinleyerek aklımıza en yatan Erse Eğitim Kurumları'na kaydını yaptırdık.
Umarım kreşe ve yeni düzenine alışması sorunlu olmaz.




27 Haziran 2014 Cuma

Mete'nin 3. Yaş Günü - Aile İçi Kutlama

13 Mayıs 2014 sevgili oğlum Mete'nin 3. Yaş günü. Oğlumun doğumgünü kutlaması için asıl büyük partimizi 25 Mayıs'ta yapmayı planladığımız için oğlumun şerefine 13 Mayıs gecesi ailecek yemeğe çıktık. Yemek için içinde oyun alanı olduğunu duyduğumuz Ataşehir Sahan Restaurantını seçtik. 

Ataşehir Sahan Restaurant, gerçekten çocuklara değer veren bir işletme. İçinde park oyuncakları, para ile çalışan çeşitli oyuncaklar, sürekli çizgi film yayınlanan çocuklara özel sinema salonu ve çocuklara özel tasarlanmış mutfağı olan çocuk oyun alanı bulunmakta. 

Ataşehir Sahan Restaurant'a vardığımızda Mete hemen oyun alanına keşfe çıktı. Bizde eşimle menüye bakarak ne yiyeceğimize karar vermeye çalışırken bir yandan çocuklar için hazırlanan mutfağın tanıtımını okuduk. Tanıtımda mutfağın nasıl kullanıldığı hakkında fazla bir bilgi yoktu. Kendi aramızda "Randevu ile belli bir ücret karşılığı çalışıyorlardır." diye yorumlar yaptık. Ayrıca Mete'nin henüz yaşının küçük olduğunu ancak seneye buraya getirebileceğimizi düşündük. 

Gecenin ilerleyen saatlerinde Mete, beni yanına çağırdığı bir sırada, çocuklara göz kulak olan ablalar "Hadi bakalım mutfağa kimler geliyor?" diye seslendi. Biraz şaşkınlıkla Mete'nin elinden tuttum ve ablaları izleyerek mutfak bölümüne geçtik. Çocuk mutfak bölümünde de işletmenin işine verdiği önemi bir kez daha gördüm. Kız ve erkek çocuklar için pembe ve mavi renklerde hazırlanmış aşçı kıyafetleri hazırlamışdı. Mete ve diğer çocukları girdirerek mutfağa geçirdiler. Bir abla çocuklara neler yapması gerektiklerini anlatarak hepsinin önüne bir parça hamur koydu ve her birine merdane vererek hamurları açtırdı. Daha sonra açılan hamurlara iç koydurarak fırına verilmeye hazır fındık lahmacun hazırlattı. Hazırlanan lahmacunları yine ablalar alıp fırına götürüp 5 dakika sonra pişirerek geri getirdi ve yemeleri için çocuklara verdi. Mete'nin o akşamki yemeği kendi elleri ile kalp şeklinde (tamamen tesadüf) hazırladığı fındık lahmacun ve başka bir çocuğun yapıp yemediği diğer bir lahmacun oldu. 

Gecenin sonunda fırın sütlaç eşliğinde oğlumuzun yeni yaşını kutladık.













 




















26 Haziran 2014 Perşembe

Mete, Duşakabinde Banyo Yaparsa...

Mete, doğduğu günden beri suyu çok sevdi. Özellikle küvette yıkanmaya başladığından beri aylık su tüketimimizin önemli bir kısmını Mete'nin küveti doldurarak oyun oynaması, yüzmesi, banyo yapması tutuyor. Ama tabi her zaman aynı şeyi yapmak bazen sıkıcı olabiliyor. Sanırım Mete'de bir değişiklik ihtiyacı duyduğu için Baba banyosunda yani duşakabinde banyo yapmak/oynamak istedi. Ne kadar dil döksem de ikna edemedim ve oğluna kıyamayan babamız duşakabinde banyo yapmasına izin verdi.
Sonuç;

  • Mete  çok eğlendi. 
  • Tepeden akan su ile yağmurda yerlerde su ile oynarmış gibiydi.
  • Küvet doldurulması ile duşakabinde yapılan banyoda su tüketimi olarak bir fark olmadı.
  • Her zamanki gibi banyo sonrası eller yaşlı eli gibi buruşmuştu.

 
 


17 Haziran 2014 Salı

İBS Anne Çocuk Bebek Fuarı 2013

13-15 aralık 2013 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen İBS Anne Çocuk Bebek Fuarını gezmeye gitmiştik. Gayet eğlenceli bir fuardı. Özellikle Mete için. Şirinler Müzikali, eğlenceli gösteriler, katılımcıların verdiği balonlar, çocuklar için düzenlenmiş bir sürü aktivite masası ve oyun alanları... Aşağıdaki resimlerimizden fuarın özellikle çocuklar için nasıl eğlenceli bir mekan olduğu konusunda biraz fikriniz olabilir.
İBS Anne Çocuk Bebek Fuarı 2013'ün bizim için en büyük sürprizini ise tesadüfen öğrendik.  MİNENE (www.minene.com.tr) anne&çocuk ürünlerinin Türkiye distribütörü olan arkadaşım ile görüşmek için gelen fuar temsilcisi, fuarı anlatırken 2013 yılında gerçekleşen fuarın tanıtım filmini seyrettirmiş. Arkadaşım ile eşimin iş yerleri yakın olduğu için videoyu seyreder seyretmez eşimin yanına giderek onada videoyu seyrettirmiş. Aşağıdaki videonun 23. saniyesinde oğlum Mete ve balonu baş rolde...

Not: Tanıtım videosu fuar boyunca toplanan görüntülerden derlenerek hazırlanmış.












30 Mayıs 2014 Cuma

İlk Büyük Yaramazlık ve İlk Ceza

Yaklaşık dört-beş aydır düzenli yazı yazamıyorum maalesef. Önümüzdeki günlerde birikmiş yazıları toparlamaya çalışacağım.

Son dört-beş ayda, Mete ile olan ilişkimizde yeni ve önemli bir dönem başladı. Yapmaması gereken hareketleri yaptığında, yaptığının yanlış ve bir daha yapmaması gerektiğini anımsatacak cezalar vermeye başladım. 

Mete, her bezli çocuğun yaptığı gibi büyük tuvaletini yapacağı zaman masa altı, koltuk arkası gibi kuytu köşelere çekiliyordu. Bundan dolayı masa altına girdiğinde fazla önemsemeyip işini tamamlamasını bekliyorduk. 

Ben işteyken, Mete yine masa altına girdiğinde bakıcımız tuvaletini yapacağını düşünerek masa altında ne yaptığına fazla dikkat etmemiş. Fakat bu sefer Mete, masa altında tuvaletini yapmak yerine sanatsal çalışmalar yapmış. Nereden bulduğunu bilmediğim (babasının çantasından habersiz aldığını düşündüğüm) tükenmez kalem ile beyaz deri masa sandalyelerimize ve koltuğumuzun arkasına resimler çizmiş, hatta beş parmağının açarak sandalyeye koymuş ve resmini çizmiş.

Eve geldiğimde bakıcımız çekinerek durumu açıkladı. Tabi ne kadar sinirlensem yada bağırsamda 2,5 yaşındaki bir çocuğun bu şekilde yaptığının yanlış olduğunu, bir daha asla böyle bir şeyi tekrarlamaması gerektiğini anlaması mümkün değildi. Böylece Mete ilk cezasını aldı. Tüm haftasonu çizgi film seyretmesini ve bilgisayar, cep telefonu gibi elektronik eşyaları almasını yasakladım. Çizgi film seyretmek istediğinde yada telefonlarımı almaya çalıştığında onu sandalyeleri göstererek yapmaması gerektiği bir şeyi yaptığı için ceza aldığını, sandalyelerimiz tükenmez kalem ile çizdiği için haftasonu boyunca çizgi film seyredemeyeceğini, telefonlarımızı elleyemeyeceğini sabırla defalarca açıkladım. Sonuç olarak Mete yaptığının kötü bir şey olduğunu anladı ve sandalyeleri gördükçe öperek benden özür diledi. Fakat bu aşamada da özür dilemesinin güzel ve doğru bir haraket olduğunu öğretmek için özürünü kabul ettiğimi, ancak cezasının devam ettiğini defalarca anlattım.