Mete'nin yemek yemesini öğrenmesi için menüde uygun yemekler olunca (makarna, pilav gibi) tabağını önüne koyup onu serbest bırakıyorum. Dün gecede akşam yemeğinde makarna olunca hemen masanın altına örtü sererek Mete'yi yerine oturttum ve eline çatal-kaşık verdim. Mete, önce çatalı kullanmayı denedi ve zorla da olsa bir tane makarnayı ağzına götürmeyi başardı. Daha sonra kaşığı denedi ama onunla hiç başarılı olamadı. Sonunda "Kaşık-çatal güzel ama elle yemek yemenin tadı başka" diyerek yemeğe devam etti. Bende bu arada sürekli "Ellerin yağlı sakın saçlarına ellerini sürme" diyerek Mete'yi uyarıyordum.
15 Mart 2013 Cuma
27 Şubat 2013 Çarşamba
İnatçı çocuklarla başa çıkmanın yolları.
Aşağıda ki yazıyı okuyunca doğru yaptığımı anladım ama maalesef insan her zaman sabırlı olamıyor. Kimi zaman çocukla birlikte anne-babada sinir krizi geçirerek çocuğa bağırabiliyor yada inatlaşabiliyor. İşte o anlarda işler iyice çığırından çıkıyor. Bu yüzden her anne-babaya bol sabır diliyorum.
İnatçı çocuklarla nasıl
başa çıkılır?
İnatçı
bir çocuğunuz var ve onunla başa çıkamıyor musunuz? Telaşlanmayın onunla nasıl
başa çıkacağınızı bu yazıyı okuyarak öğrenebilirsiniz.
Aslında
hepimizin inatçı olduğu bir çocukluk dönemi yok mudur?
Ebeveynlerine
bağımsız bir birey olduklarını kanıtlamaya çalışan çocuklar, bunu
başaramadıklarını düşündüklerinde anne-babalarıyla inatlaşmaya başlıyor. Bu
nedenle uzmanlara göre, çocuklarla gereksiz yere çatışmaya giren anne-babalar,
iletişimsizliğin temelini atıyor.
Çocuklarda
inatlaşmanın her yaş döneminde görülebileceğini belirten uzmanlar, çocukların
bağımsız birer birey olduklarının farkına varmaya başlamaları ve dünyayı
keşfetme meraklarının, inatlaşma sürecini tetiklediğini bildiriyor.
Uzmanlara
göre çocuklar, anne-babaları ve çevresindekilerle ayrım yapmaksızın her zaman
ve her konuda çatışmaya girebiliyor. Çocukların bir inatlaşma nöbeti süresince
fikir değiştirdiğine de tanık olabilir ve bazen neyi isteyip neyi istemediğini
bile anlamayabilirsiniz. Örneğin, acıkmıştır ama evdeki yemeği yememekte
direnir. Söz gelişi hamburger ister, hamburgerciye gidersiniz. 'Ben bundan
istememiştim ötekinden al' diye tutturur. Diğer mönüden aldığınızda ise başka
bir bahane bulur. Birinizden biri yenik düşene kadar bu sürtüşme devam
edebilir. Çocuklarla inatlaşma dönemlerinde her iki tarafın da amaçlarını
açıkça ortaya koyması gerektiğini öneren uzmanlar, amaçların ona yemek
yedirmek, bir oyuncakçının önünden geri çekmek veya uyutmak gibi çok çeşitli
olabileceğini ifade ederek, onun ise tek amacının sizin dediğinizin tersini
yapmak olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar
bu davranışın nedenini ise; çocuğun anne-babaya karşı bağımsız bir birey
olduğunu ve kendi tercihlerini kendisinin yapabildiğini kanıtlamak istemesi
olarak açıklıyor. Pek çok anne-babanın bunun farkında olmadığı için
çocuklarıyla gereksiz yere çatışmaya girdiklerini kaydeden uzmanlar,
ebeveynlerin kendilerini de çocuklarını da yıprattıklarını söylüyor.
Uzmanlara
göre daha da kötüsü, bazı çocukların bunu bir alışkanlık haline getirdiğini ve
daha ileriki yaşlara taşıdıklarını bildirerek, anne-babanın ise bu çatışmalara
çözüm olarak şiddete başvurmaya başladıklarını da belirtiyor. Kısacası, küçük
yaşlarda başlayan, çocukların gelişiminde çok doğal olan inatlaşma, anne-baba
ve çocuk arasındaki iletişimsizliğin başlangıç noktası olabiliyor.
"SAHADA
OLMADIĞINIZI VE FUTBOL OYNAMADIĞINIZI UNUTMAYIN"
Uzmanlar,
anne-babaların çocukla çatışmaya girdiğinde yapması gerekenleri şu şekilde
sıralıyor:
"-
Her şeyden önce bu durumda soğukkanlılığınızı korumaya çalışın. Derin bir nefes
alın ve içinizden, 'O sadece bir çocuk' deyin. Öfkeli bir tavır takınmayın,
yumuşak ve uzlaşmacı bir ses tonuyla konuşmaya özen gösterin.
-
Sahada olmadığınızı ve futbol oynamadığınızı unutmayın. Her ikiniz de
kazanabilir, her ikiniz de amacınıza ulaşabilirsiniz. Unutmayın; amacınız ona
kimin güçlü kimin güçsüz olduğunu ispatlamak değil, o anda elde edemeyeceği bir
şeyden vazgeçmesini sağlamak olmalıdır.
-
İstediği şeyi neden yapamayacağınızı basit bir şekilde açıklayın ve açıklama
yaparken, bu durumdan dolayı ne kadar üzgün olduğunuzu mutlaka belirtin. Onun
istediği şeyi sizin de istediğinizi, ama koşulların buna izin vermediğini
söyleyin. Duygularını paylaştığınızı bilmek onu hem rahatlatacak, hem de sizi
ona sürekli engeller koyan bir düşman olarak görmesini engelleyecektir.
-
Ona kararlı ve tutarlı, fakat sevecen bir tavırla yaklaşın. Önce 'hayır'
dediğiniz bir şeye sonradan 'evet' derseniz, çocuğunuz bunu size karşı sürekli
kullanmaya başlayacaktır. Başka zaman ve durumlarda da siz pes edene kadar
sizinle çatışmaya devam edecektir.
-
Gerekli açıklamaları yaptıktan, üzgün olduğunuzu söyledikten ve bu konuda
kararlı olduğunuzu hissettirdikten sonra ona biraz zaman tanıyın. İstediğini
elde etmek konusunda bir süre sonra sizinle yeniden inatlaşmaya başlarsa hiç
tepki vermeyin. Birkaç denemeden sonra
vazgeçecektir.
-
Çocuğunuz her şeye rağmen sizinle inatlaşmaya devam ediyorsa, dikkatini
istediği şeyden başka bir noktaya çekmeye çalışın. Bu bir çizgi film, bir kuş,
bir kedi, sevdiği bir yiyecek, oyun ya da herhangi bir şey olabilir. Çocuğunuz
sakinleşene kadar ilgisini çekebilecek değişik alternatifler deneyebilirsiniz.
Bu, küçük yaştaki çocuklarda daha çok geçerlidir. Ancak okul yaşına kadar,
hatta bazen daha sonrasında bile bu yöntemin yararını görebilirsiniz.
-
Çocuğunuza seçenekler sunun, böylece onu bağımsız bir birey olarak
tanıdığınızı, onun kararlarına saygı duyduğunuzu düşünecektir. Kendisiyle
ilgili kararları verebildiğini ve onun seçimine öncelik tanındığını düşünerek
inatlaşmaktan vazgeçecektir. Siz de makul birkaç seçenekten birini kabul
ettirebildiğiniz için kendinizi rahat hissedeceksiniz. Sunduğunuz seçenekler ne
kadar az olursa çocuğunuzun karar verme süresi de o kadar kısa olur. Sunduğunuz
seçeneklerin, herhangi birinin seçilmesi durumunda onayladığınız seçenekler
olmasına dikkat edin ki, yeniden bir anlaşmazlık yaşamayın."
22 Şubat 2013 Cuma
ETKİNLİK - Tuvalet Kağıdı Rulosu
Mete büyüdükçe boş vakitlerimde "Evde, Mete'nin hayal gücünü ve el becerilerini geliştirebileceğim ne tür oyunlar oynayabiliriz?" diye düşünmeye ve araştırmaya başladım. Araştırmalarım sonucunda günden güne büyüyen bir etkinlik resim arşivim olmaya başladı. Aslında bu arşivimden bir kısmını "Kendi Oyuncağımızı Kendimiz Yapalım" başlıklı yazımda paylaşmıştım. Arşivim büyüdükçe ve yapabileceklerimiz çoğaldıkça bunlar kendiliğinden gruplanmaya başladı. Bu gruplardan içi en dolu olanı ise tuvalet kağıdı yada kağıt havlu rulolarını ana malzeme olduğu, yanında her evde bulunabilecek diğer malzemeler ile (yapışkan, sulu boya, pastel boya, parça kumaşlar vs.) yapılabilecek küçük oyuncaklar veya süslerdi. Aşağıda en beğendiklerimi ve varsa yapılışını anlatan diğer sayfa linklerini bulabilirsiniz.
Şimdiden size ve çocuğunuza iyi eğlenceler.
7 Şubat 2013 Perşembe
2013'ü Yeni Saçımızla Karşıladık (Mete'nin İlk Saç Traşı)
Mete doğduğunda herkes oğluma "kel" desede ben inatla onun kel olmadığını, saçları sarı ve kısa olduğu için göremediklerini belirtiyordum.
Fakat gün geldi Mete'nin saçları uzadı ve kendinden küt bir model aldı. Bu model oğluma çok yakışsada saçları biraz daha uzayınca hem ensesini terletmeye hemde önleri gözüne girdiği için onu rahatsız etmeye başladı. Özellikle aile üyeleri olmak üzere herkes bu sefer "Mete'nin saçlarını kestirin." demeye başladı.
Bu sefer eşimle aramızda Mete'nin saçlarının nerede, nasıl kesileceği konusunda tartışma başladı. Eşim; Mete'nin kuaförde oturmayacağını, rahat durmayacağını, bundan dolayı Allah korusun makasla yaralanabileceğini düşündüğü için evde bizim tarafımızdan saçlarının kesilmesi gerektiğini söylüyordu. Ben ise kuaförde durmayan çocuk evde de durmaz, ayrıca biz düzgün bir şekil veremeyiz diyerek çocuklara özel kuaförlerden birine götürmemiz gerektiğini söylüyordum. Tartışmalarımızın sonucunda Mete'yi çocuklara özel olan kuaförlerden birine götürmeye ve orada durmaz ise evde kendimiz traş etmeye karar verdik.
2012 yılının son günü alışveriş merkezine giderek çocuk kuaförüne girdik. Mete'yi koltuğa oturttuk fakat tüm ısrarlarımıza rağmen önlüğü yakasına taktırmadı bizde ısrar etmekten vazgeçtik. Mete, nereye geldiğini, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ve şaşkın şaşkın etrafına bakıyordu. Şansımıza yan koltukta saçları kesilen çocuk ağladığı için Mete'nin dikkatini çekti. Mete, eşimin tüm endişelerini boşa çıkartarak, yan koltuktaki ağlayan çocuğa bakarak ve etrafındaki ilk defa gördüğü oyuncakları inceleyerek sakin sakin oturdu ve kuaförümüz Mete'nin traşını tamamladı. Oğlum 2013 yılına "Amerikan Traşlı" yeni imajı ile merhaba dedi. Ayrıca kesim sonrası Mete "İlk Saç Kesim Sertifikası"nı ve sakin durduğu için ödül olarak topitop şekerini aldı.
SAÇ TRAŞI ÖNCESİ METE
SAÇ TRAŞI SONRASI METE
6 Şubat 2013 Çarşamba
Mete ve Rüyası
Eski videolara bakarken aşağıdaki videoyu buldum. Videoyu, 19 Ağustos'ta yani Mete 3 aylıkken çekmişim. Mete, kucağımda uyuyor ve sanırım rüyasında ona emzik verdiğimizi görüyor.
Not: Video açılımında bir sorun olabilir endişesi ile iki farklı yöntemle aynı videoyu yükledim.
Etiketler:
Akalın,
Egemen,
Egemen Kılıç,
Mete,
Mete KILIÇ,
ruyada emiyor,
rüya,
Senay,
Senay Akalın,
Senay Kılıç
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










