7 Şubat 2013 Perşembe

2013'ü Yeni Saçımızla Karşıladık (Mete'nin İlk Saç Traşı)

Mete doğduğunda herkes oğluma "kel" desede ben inatla onun kel olmadığını, saçları sarı ve kısa olduğu için göremediklerini belirtiyordum. 

Fakat gün geldi Mete'nin saçları uzadı ve kendinden küt bir model aldı. Bu model oğluma çok yakışsada saçları biraz daha uzayınca hem ensesini terletmeye hemde önleri gözüne girdiği için onu rahatsız etmeye başladı. Özellikle aile üyeleri olmak üzere herkes bu sefer "Mete'nin saçlarını kestirin." demeye başladı. 

Bu sefer eşimle aramızda Mete'nin saçlarının nerede, nasıl kesileceği konusunda tartışma başladı. Eşim; Mete'nin kuaförde oturmayacağını, rahat durmayacağını, bundan dolayı Allah korusun makasla yaralanabileceğini düşündüğü için evde bizim tarafımızdan saçlarının kesilmesi gerektiğini söylüyordu. Ben ise kuaförde durmayan çocuk evde de durmaz, ayrıca biz düzgün bir şekil veremeyiz diyerek çocuklara özel kuaförlerden birine götürmemiz gerektiğini söylüyordum. Tartışmalarımızın sonucunda Mete'yi çocuklara özel olan kuaförlerden birine götürmeye ve orada durmaz ise evde kendimiz traş etmeye karar verdik. 

2012 yılının son günü alışveriş merkezine giderek çocuk kuaförüne girdik. Mete'yi koltuğa oturttuk fakat tüm ısrarlarımıza rağmen önlüğü yakasına taktırmadı bizde ısrar etmekten vazgeçtik. Mete, nereye geldiğini, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ve şaşkın şaşkın etrafına bakıyordu. Şansımıza yan koltukta saçları kesilen çocuk ağladığı için Mete'nin dikkatini çekti. Mete, eşimin tüm endişelerini boşa çıkartarak, yan koltuktaki ağlayan çocuğa bakarak ve etrafındaki ilk defa gördüğü oyuncakları inceleyerek sakin sakin oturdu ve kuaförümüz Mete'nin traşını tamamladı. Oğlum 2013 yılına "Amerikan Traşlı" yeni imajı ile merhaba dedi. Ayrıca kesim sonrası Mete "İlk Saç Kesim Sertifikası"nı ve sakin durduğu için ödül olarak topitop şekerini aldı.

SAÇ TRAŞI ÖNCESİ METE




SAÇ TRAŞI SONRASI METE







  

6 Şubat 2013 Çarşamba

Mete ve Rüyası

Eski videolara bakarken aşağıdaki videoyu buldum. Videoyu, 19 Ağustos'ta yani Mete 3 aylıkken çekmişim. Mete, kucağımda uyuyor ve sanırım rüyasında ona emzik verdiğimizi görüyor.

Not: Video açılımında bir sorun olabilir endişesi ile iki farklı yöntemle aynı videoyu yükledim.














21 Ocak 2013 Pazartesi

Çocuklarınıza Kendilerini Sevmeyi Öğretin!


Kendine güvenli bir çocuk yetiştirmenin en önemli şey olduğu söylenir ama yapılan araştırmalar kendini sevmenin, mutlu ve başarılı bir yaşam için daha önemli olduğunu gösteriyor.

"Kendini sevmek" kişinin duygu ve düşüncelerinin farkında olması, insan olmanın değerini bilmesi ve kendine iyi davranması olarak tanımlanıyor.

Yapay olarak öz-değer duygusunu yaratmaya çalışmanın narsislik ve duygusal donukluk gibi problemlere yol açtığı biliniyor. Kendini sevmek ise esneklik, yüksek yaşam enerjisi, yaratıcılık ve genel olarak hayatta başarılı olmakla doğru orantılı.
İşte size çocuklarınıza kendilerini sevmeyi öğretmek için birkaç yöntem;

Çocuklarınıza 'iyi bir yaşam' ın ne olduğunu öğretin
Yaşamımızdaki herşey kontrolümüz altında değil. Çocukların, yaşamın iniş ve çıkışlardan ibaret olduğunu, güzel deneyimlerin keyfini çıkarabilmeyi ve herşey yolunda gitmediğinde, bununla başa çıkabilmenin büyümenin ve gelişmenin bir parçası olduğunu öğrenmeleri gerekiyor.

Çocuklarınıza kendilerini sosyal bir varlık olarak anlayabilme şansını verin. Uzmanlar, hayatta başarılı olma yolunun kendinine ve başkalarına özenli olmakla birlikte, gerektiğinde yardım da isteyebilmekten geçtiğini söylüyorlar.

Çocuğunuzu değil, davranışını yargılayın
Anne ve babanın en önemli görevi, çocuğun başarı ya da başarısıszlığına bağlı olmadan, ona kendini değerli hissettirmek. Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin ve kendilerini net olarak görmelerini sağlayın. Yanlış birşey yaptıklarında, çocuğunuzun karakterini değil davranışını eleştirin.

Geçmişi cezalandırmak yerine geleceği şekillendirin
Çocuğunuz doğru olmayan bir şekilde davrandığında, onun olaya bakış açısını anlamaya çalışın ve onun zararlı davranışlarını değiştirmesine yardımcı olun. Burada amaç, çocuğunuza ileriki yaşamında yardımcı olacak alışkanlıkları ve sosyal becerileri kazandırmak.

 İyi bir rol modeli olun
Çocuklar, anne ve babalarının yaptıklarını, karşılaştıkları problemleri nasıl çözdüklerini gözlemler ve öğrendiklerini kendi hayatlarına uygularlar. Onlara kendinizi ve yaşamınızı sevdiğinizi hissettirmelisiniz.


11 Ocak 2013 Cuma

Minik Alara'ya Minik Hediyelerim


"Kuzen ALARA Aramıza Hoşgeldin" yazımda belirttiğim gibi ailemize yeni bir üye daha katıldı; ALARA. Özge'ye sürpriz olarak hazırladığım ve doğum günü hastaneye götürdüğüm ufak hediyelerimi (bebek bezi pastası ve Hello Kitty kurabiyelerim) paylaşmak istedim.



 

  



10 Ocak 2013 Perşembe

Televizyonu yalnız izlemesine izin vermeyin


Evde birlikte yemek yendiği gibi televizyonun da birlikte izlenmesi gerektiğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zafer Atasoy, çocukların mümkün olduğunca tek başına televizyon karşısında bırakılmamaları konusunda aileleri uyarıyor.

Televizyon yaygın bir iletişim aracı. Tüm aile fertlerine olduğu gibi çocuklara da hitap ediyor. Eğlendirip, bilgilendiriyor ama olumsuz etkileri de var. Zaman zaman korku ve endişeye neden olabiliyor veya aile ilişkilerini olumsuz etkileyebiliyor.

Okul öncesi çocuklar televizyona daha fazla düşkün oluyor. Bunun nedeni ise, hem sesin gelmesi  hem de hızlı ve canlı görüntülerin geçmesi. Her ne kadar bu durum onları çok mutlu etse de Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zafer Atasoy, aileleri uyarıyor: “Çocukların televizyonun önünde tek başına bırakılması, onları olumsuz etkiliyor.”

Televizyonu da paylaşın 
Anne-baba izlerken çocuğu televizyon izlemekten alıkoymanın mümkün olmayacağını söyleyen Dr. Zafer Atasoy, ancak önemli olanın paylaşma ortamı olduğunun altını çiziyor. “Evde birlikte yemek yenmesi ne kadar önemliyse televizyonun da birlikte izlenmesi ve paylaşılması gerekiyor” diyen Dr. Atasoy, zararlı içeriklerin önüne ancak bu şekilde geçilebileceğini vurguluyor.


Ailerin yorumlaması gerekiyor
Dr. Atasoy, “Anne babanın ekranda çıkan her şeyi, aile düzenine ve çocuğun yararına göre yorumlaması gerekir. Çünkü çocuklar televizyon karşısında savunmasızlar; bazı şeyleri anlamakta algılamakta ve yerli yerine oturtmakta zorlanabilirler. Televizyon karşısında büyüyen çocuk başkalarının doğrularıyla büyür. Bu da çocuğu kaybetmeye kadar varabilir” uyarısında bulunuyor.

TV'yi anne-baba ile izleyen çocuk daha az korkar

Özellikle 5-6 yaş döneminde televizyon izleme ortamının çok önemli olduğunu belirten Dr. Atasoy, “Televizyonda ürperten bir şey gördüğünde çocuğun yanında anne ya da babası varsa çocuk daha az korkar. Ebeveynin olayı yorumlamasıyla durumu daha iyi anlar. Anne-babaların süzgeç görevi görmesi ve onun ne olduğunu tekrar anlatması gerekir ki,  olumsuz etkileşimlere girmesin. Bu durumun en iyi tarafı çocuklarla ebeveyn arasında ortak bir dil yakalanmasıdır. Bu da son derece anlamlıdır” diyor.

Televizyon aile ilişkilerini güçlendirmeli

Evde birden fazla televizyon olmasının da sakınca yaratabileceğinin altını çizen  Dr. Atasoy,  herkesin kendi odasında televizyon izlemesinin aile bütünlüğünü bozacağını dile getiriyor:

“Televizyonun parçalayıcı değil, aile ilişkilerini kuvvetlendiren bir araç olması gerekir. Eğer ki evde bir tane televizyon varsa; haber, maç, çizgi film, dizi gibi herkesin zevkine ve ihtiyacına uygun her şey izlenebilmeli.”

Kaynak: http://www.bebek.com/makale/televizyonu_yalniz_izlemesine_izin_vermeyin