18 Aralık 2013 Çarşamba

Anne'nin Evlat Sevgisine İhtiyacı

"Baba, Baba..." yazımı yazdıktan sonra Özge Uzun'un twitini gördüm ve paylaşmak istedim.


Baba, Baba...

Bu gün 18.12.2013 Çarşamba.

Eşim sabah aradı ve bugünü bir yere kaydetmemi söyledi.

Sabahları Mete uyanır, yatağında oturarak "Anne, anne" diye seslenir, biraz bekler ses gelmezse bir kez daha seslenir, yine ses gelmezse yataktan iner ve yatak odamıza gelip yatakta beni arar. Sabahları çok erken çıktığım için ben yatakta olmam ve babasına "Anne?" diye beni sorar. Benim evde olmadığımı anladığında durumu kabullenip babası ile vakit geçirmeye başlar.

Bu sabah ise bir ilk yaşanmış. Mete uyanmış, yatağına oturmuş ve bana seslenmeden "Baba, baba" diye seslenmiş.

Mete'nin özellikle son iki haftadır inanılmaz bir baba tutkusu başladı. Geceleri baba onunla birlikte yatağa gelmezse yatağa gitmiyor ve odada babasının yanında bir yere kıvrılarak uyumaya çalışıyor. Sabahları babasının işe gitmemesi için elinden geleni yapıyor. İstediği her şeyin babası tarafından yapılmasını istiyor.

İtiraf etmeliyim ki bana olan ilgisinin azalması beni biraz üzüyor. Hatta bazen "Acaba beni artık sevmiyor mu?" gibi saçma bir hisse bile itebiliyor. Ama gerçek olan oğlum erkek olduğunun, babası ile erkek erkeğe bir şeyler yapabileceğinin farkına varıyor. Yani oğlum büyüyor.



11 Aralık 2013 Çarşamba

İstanbul'da Kar Var

İstanbul'da beklenen kar başladı. Her yer bembeyaz. Sabah 6:30'da servise binerek biraz zorda olsa işe geldim. Eşim ise evde çalışmaya karar verdi. Çalışmaya ara vererek Mete ile birlikte karda oynamak için dışarı çıkmışlar ve resimleri gelmeye başladı. Mete bu sayede aslında ilk defa kartopu oynayıp, kardan adam ile tanıştı.








 Kuzen Alara'da annesi ile birlikte dışarı çıkarak karla tanışmış.






29 Kasım 2013 Cuma

5. Evlilik Yıldönümümüz






Bugün 29.11.2013. 5. evlilik yıl dönümümüz. Evliliğimizin meyvesi, Meyve Sepeti göndermiş bana babasının yardımıyla...





20 Kasım 2013 Çarşamba

Mete ve İş Makineleri

Mete yaşındaki tüm çocuklar bir dönem iş makinelerine, araçlarına hayran oluyor. Mete'de o döneminde. Yolda ne zaman bir kepçe, dozer v.s. görsek çıldırıyor. Saatlerce durup onları izlemek istiyor. Özellikle arabada giderken görürse yerinde koltuğunda oturtmak çok zor oluyor. Koltuğundan kalkıp arabanın arka camından seyretmek istiyor. Makinelerin uzakta olduğunu, kalksa da göremeyeceğini anlatmak çok zor oluyor bu durumlarda. 

Dün öğle arası Eminönü'ne gittim. Gezerken uzaktan kumandalı bir kepçe gördüm ve görür görmez aldım. Akşam eve Mete babası ile birlikte önden çıktı. Ben arkalarından eve doğru yürürken eşimden telefon geldi. "Uzaktan kumanda için pil var mı?" diye soruyordu. Bende poşetin içinde olduğunu söyledim. Eşim "Mete'nin kepçeyi görünce heyecanla poşeti parçaladığını" söyledi. Tüm gece kesintisiz kepçe ile oynadık. Diğer oyuncakların küçük parçalarını kepçe ile taşımayı denedik. Mete, uyumak için yattığında dahi eli kepçenin düğmesindeydi ve kepçe durmadan çalışıyordu.