11 Ocak 2013 Cuma

Minik Alara'ya Minik Hediyelerim


"Kuzen ALARA Aramıza Hoşgeldin" yazımda belirttiğim gibi ailemize yeni bir üye daha katıldı; ALARA. Özge'ye sürpriz olarak hazırladığım ve doğum günü hastaneye götürdüğüm ufak hediyelerimi (bebek bezi pastası ve Hello Kitty kurabiyelerim) paylaşmak istedim.



 

  



10 Ocak 2013 Perşembe

Televizyonu yalnız izlemesine izin vermeyin


Evde birlikte yemek yendiği gibi televizyonun da birlikte izlenmesi gerektiğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zafer Atasoy, çocukların mümkün olduğunca tek başına televizyon karşısında bırakılmamaları konusunda aileleri uyarıyor.

Televizyon yaygın bir iletişim aracı. Tüm aile fertlerine olduğu gibi çocuklara da hitap ediyor. Eğlendirip, bilgilendiriyor ama olumsuz etkileri de var. Zaman zaman korku ve endişeye neden olabiliyor veya aile ilişkilerini olumsuz etkileyebiliyor.

Okul öncesi çocuklar televizyona daha fazla düşkün oluyor. Bunun nedeni ise, hem sesin gelmesi  hem de hızlı ve canlı görüntülerin geçmesi. Her ne kadar bu durum onları çok mutlu etse de Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zafer Atasoy, aileleri uyarıyor: “Çocukların televizyonun önünde tek başına bırakılması, onları olumsuz etkiliyor.”

Televizyonu da paylaşın 
Anne-baba izlerken çocuğu televizyon izlemekten alıkoymanın mümkün olmayacağını söyleyen Dr. Zafer Atasoy, ancak önemli olanın paylaşma ortamı olduğunun altını çiziyor. “Evde birlikte yemek yenmesi ne kadar önemliyse televizyonun da birlikte izlenmesi ve paylaşılması gerekiyor” diyen Dr. Atasoy, zararlı içeriklerin önüne ancak bu şekilde geçilebileceğini vurguluyor.


Ailerin yorumlaması gerekiyor
Dr. Atasoy, “Anne babanın ekranda çıkan her şeyi, aile düzenine ve çocuğun yararına göre yorumlaması gerekir. Çünkü çocuklar televizyon karşısında savunmasızlar; bazı şeyleri anlamakta algılamakta ve yerli yerine oturtmakta zorlanabilirler. Televizyon karşısında büyüyen çocuk başkalarının doğrularıyla büyür. Bu da çocuğu kaybetmeye kadar varabilir” uyarısında bulunuyor.

TV'yi anne-baba ile izleyen çocuk daha az korkar

Özellikle 5-6 yaş döneminde televizyon izleme ortamının çok önemli olduğunu belirten Dr. Atasoy, “Televizyonda ürperten bir şey gördüğünde çocuğun yanında anne ya da babası varsa çocuk daha az korkar. Ebeveynin olayı yorumlamasıyla durumu daha iyi anlar. Anne-babaların süzgeç görevi görmesi ve onun ne olduğunu tekrar anlatması gerekir ki,  olumsuz etkileşimlere girmesin. Bu durumun en iyi tarafı çocuklarla ebeveyn arasında ortak bir dil yakalanmasıdır. Bu da son derece anlamlıdır” diyor.

Televizyon aile ilişkilerini güçlendirmeli

Evde birden fazla televizyon olmasının da sakınca yaratabileceğinin altını çizen  Dr. Atasoy,  herkesin kendi odasında televizyon izlemesinin aile bütünlüğünü bozacağını dile getiriyor:

“Televizyonun parçalayıcı değil, aile ilişkilerini kuvvetlendiren bir araç olması gerekir. Eğer ki evde bir tane televizyon varsa; haber, maç, çizgi film, dizi gibi herkesin zevkine ve ihtiyacına uygun her şey izlenebilmeli.”

Kaynak: http://www.bebek.com/makale/televizyonu_yalniz_izlemesine_izin_vermeyin

4 Ocak 2013 Cuma

Mete'nin GANGNAM STYLE Dansı

Maalesef Videoyu indiremediğim için buraya link koymak zorunda kaldım. Aşağıdaki linki tıkladığınızda Mete ile beraber coşmak serbest. İyi eğlenceler.

Not: Linki açamazsanız lütfen aşağıdaki link metnini copy-paste ile adres çubuğuna yapıştırarak enter tuşuna basınız.

http://www.jibjab.com/view/GgrqK-CcRmOs16eb7kayew?utm_campaign=URL+Copy&utm_medium=Share&utm_source=JibJab&cmpid=jj_url


Erkek Annesi Olmak Ne Demektir?


  • Bir kere en başta çocuğunun fiziken sana benzemeyeceği gerçeğini kabullenebilmek demektir. 
  • Hayatta bilmediğin bazı şeyleri ona öğretmek, çocukluğunda hiç oynamadığın oyun ve oyuncakları ona öğretmek; birlikte araba sürmek, otoparklar inşa etmek, hatta araba marka ve modellerini onunla öğrenmek demektir. 
  • Oğlunun hayatındaki ilk kadınken, büyüdükçe başkalarının da olacağını bilip o günlerin hayallerini kurmak, seni çok sevip örnek alırken ona bazı şeyleri neden senin gibi yapamayacağını anlatabilmektir. 
  • Oğlunla yapışık ikiz gibi dolaşmaktır. 
  • Eşin için, hayatında bu kadar çok sevebileceğin başka bir erkek yok diye düşünürken, sana aksini ispatlarcasına çıkıp gelen bu küçük prense deliler gibi aşık olmak, sevgini içinde taşıyamayıp durmadan hüngür şakır ağlamak, koklamaya öpmeye doyamamak, dokunmaya kıyamamak demektir. Erkek annesi olmak… 
  • İçindeki erkeği keşfetmektir onunla. Bunca yıldır kadınken ve daha yeni ANNE olmaya alışırken, bir de erkek olmak… 
  • Ona en iyi dost, en iyi öğretmen, en delikanlı arkadaş, en sert koruma olmak… Erkek annesi olmak… 
  • Onunla büyümek onunla güzelleşmektir. Fakat olgunluk, ergenlik, erkeklik evresinde sarılıp öpememek, uzaktan sevmektir Erkek annesi olmak... (ALINTIDIR.)

28 Aralık 2012 Cuma

Kuzen ALARA Aramıza Hoşgeldin

Mete, benim tarafımdan (yani anne tarafından) 3. torun olarak dünyaya geldi. Abimin oğlu Kaan ve kızı Eylül olmak üzere Mete'nin iki kuzeni var. Mete, baba tarafından ise ilk torun fakat artık tek torun değil. 12.12.2012 günü anne babasının Alara ismini verdikleri 3. kuzeni dünyaya geldi.

12.12.2012 Çarşamba sabahı, Mete'yi bakıcısına bırakarak, Alara'yı karşılamak için eşimle beraber Amerikan Hastanesine gittik. Hastaneye vardığımızda Özge (taze annemiz), büyük bir heyecanla son hazırlıklarını yapıyordu. Hep beraber Özge'nin özenle hazırladığı kapı süsü, bebek şekerleri v.b. süsleri yerlerine yerleştirdikten sonra bu sefer hemşireler son hazırlıklar için odaya geldi. Herşey hazırlandıktan sonra Alara ile ilk karşılaşma anımızı heyecanla beklemeye başladık.

            



Sonunda beklenen an geldi ve bebek bakım odasının arkasından Alara ile tanıştık. Alara, 3 kilo 690 gram dünyaya geldi. Bebek bakım odasındaki en büyük bebek oymuş gibi dursada odaya yanımıza geldiğinde ne kadar küçük olduğuna şaşırdık. Alara'da her bebek gibi dünyamıza aç geldi ve sürekli ağzını açıp kapatarak (yalanarak) annesini aradı.

Mete'nin Alara ile ilk tanışması ise aynı günün akşamı oldu. Öğleden sonra eve giderek Mete'yi aldık ve Alara'nın yanına geri döndük. Ben, Alara'yı kucağımı alarak Mete'ye gösterdim. Fakat Mete daha ne olduğunu kavrayamadığı için pek bir tepki vermedi. Daha sonra eşim Mete'yi kucağına alarak Alara'yı gösterdi. Birkaç gün sonra ise ziyarete gittiğimizde eşim Alara'yı kucağında aldığında Mete hemen babasının kucağına atlayarak, eşimin kendisinden başka birini kucağına almasına izin vermedi. 


Mete'nin Alara'yı gördüğü ilk an.