anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2014 Pazartesi

Anne Bebek Dergisi Şubat Sayısı

Oğlum Mete, Anne Bebek Dergisi'nin Şubat sayısın "Afacanlar" sayfasında gülen yüzüyle yer alıyor.





26 Eylül 2013 Perşembe

Telefonda Kısık ve Korkak Bir Ses: An.....ne

Çocuğunuz varsa yada yakınlarınızda küçük çocuğu olan biri varsa hepimizin şahit olduğu bir sahne vardır. Kişi telefon ile konuşmaktadır ama karşısındaki sadece dinlemektedir. Hiç ses çıkarmaz. Sadece dinler. Kişi ise karşındakinin anlamlı yada anlamsız sesini duymak için bir dolu dil döker. Oğlum ne yapıyorsun?, Canım yemeğini yedin mi?, Beni özledin mi?, Hadi bana "Anne" de, Çizgi filmin başladı mı?, Oyuncaklarınla mı oynuyorsun? Baba yanında mı?....gibi bir dolu söz söyler ama karşısındaki sadece dinler. 

İşte Mete'de bu döneminde. Sadece dinleme döneminde. Bizi telefonla konuşurken görsün illa telefonu elimizden almak istiyor. Telefonu vermezsek avazı çıktığı kadar ağlıyor. Telefondaki tanıdık biri ise "Mete'de seninle konuşmak istiyor" diyerek telefondakini Mete ile tek taraflı muhabbete zorluyoruz ve yukarıdaki anlattığım sahne yaşanıyor. Bizde durmadan "Hadi Mete cevap ver." diyoruz. Ama Mete'de çıt yok sadece dinliyor ve bir süre sonra canı sıkılıyor. O an evdeki her hangi bir şey ilgisini çekiyorsa yada bizim anlamadığımız bir şey geldiyse aklına telefonu fırlatıp atarak ortamdan uzaklaşıyor. 

Bu sabah ise bir ilk yaşadık. Sabah iş yerinde telefonum çaldı. Telefonu açtım efendim dedim. Çıt yok. Eşim herhalde açtığımı anlamadı dedim tekrar efendim dedim. Yine ses yok. Sonra anladım ki Telefondaki Mete. Oğlum, Canım, Günaydın, Nasılsın?, Ne yapıyorsun?, İyi uyudun mu? gibi bir sürü soru sordum ama Mete'de çıt yok. Sonra "Annecim, hadi anne de" dedim ve beklenmedik bir şey oldu karşıdan kısık ve korkak bir ses tonuyla "An.....ne" sesi duydum. O an yaşadığım mutluluk inanılmazdı. Arkasından acaba tesadüf mü oldu dedim. Hadi tekrar anne de dedim ve aynı şekilde kısık ve korkak ses tonu ile "An......ne" dedi Mete. Süperdi... Oğlumla karşılıklı muhabbet edeceğimiz günleri sabırsızlıkla bekliyorum.

4 Ocak 2013 Cuma

Erkek Annesi Olmak Ne Demektir?


  • Bir kere en başta çocuğunun fiziken sana benzemeyeceği gerçeğini kabullenebilmek demektir. 
  • Hayatta bilmediğin bazı şeyleri ona öğretmek, çocukluğunda hiç oynamadığın oyun ve oyuncakları ona öğretmek; birlikte araba sürmek, otoparklar inşa etmek, hatta araba marka ve modellerini onunla öğrenmek demektir. 
  • Oğlunun hayatındaki ilk kadınken, büyüdükçe başkalarının da olacağını bilip o günlerin hayallerini kurmak, seni çok sevip örnek alırken ona bazı şeyleri neden senin gibi yapamayacağını anlatabilmektir. 
  • Oğlunla yapışık ikiz gibi dolaşmaktır. 
  • Eşin için, hayatında bu kadar çok sevebileceğin başka bir erkek yok diye düşünürken, sana aksini ispatlarcasına çıkıp gelen bu küçük prense deliler gibi aşık olmak, sevgini içinde taşıyamayıp durmadan hüngür şakır ağlamak, koklamaya öpmeye doyamamak, dokunmaya kıyamamak demektir. Erkek annesi olmak… 
  • İçindeki erkeği keşfetmektir onunla. Bunca yıldır kadınken ve daha yeni ANNE olmaya alışırken, bir de erkek olmak… 
  • Ona en iyi dost, en iyi öğretmen, en delikanlı arkadaş, en sert koruma olmak… Erkek annesi olmak… 
  • Onunla büyümek onunla güzelleşmektir. Fakat olgunluk, ergenlik, erkeklik evresinde sarılıp öpememek, uzaktan sevmektir Erkek annesi olmak... (ALINTIDIR.)

11 Aralık 2012 Salı

Çocuk sonrası ebeveynler​in yaşadığı problemler ve çözüm önerileri!


Bir çiftin yaşam şekli çocuk sahibi olduktan sonra telaşlı bir hale dönüşebilir ve en sağlam ilişkiler bile bu sorumluluktan etkilenebilir.

Çocuk sonrası ebeveynler​in yaşadığı problemler ve çözüm önerileri!Yeni doğmuş bir çocuğun veya bir okul çocuğunun ihtiyaçlarının karşılanması çiftleri bazen tüketir ve daha çok stres altına sokarak ilişkiyi yıpratır. Aşağıdaki ebeveynlerin yaşadığı sıkıntıların bir listesini bulabilirsiniz. 

Zaman
Ebeveynler çocuklarına bakmaya çalışırken, birlikte daha az vakit geçirmeye başlarlar. Sadece özel programlar için değil, sıradan konuşulması ve tartışılması gereken günlük konulara bile vakit ayıramayabilirler.

Enerji
Yalnızca yenidoğan bir bebeğin çişi için uykudan kalkmak bile yeni ebeveynleri yorgun bırakabilir. Zaten hareketlilik hiç bitmez. Emeklemesine yardım etmek, pusetini oradan oraya taşımak sürekli onu izlemek de ebeveynin enerjisini tüketir. Tabi yorgun çiftin de romantik anlar veya güzel bir cinsel birlikteliğe ayıracak enerjisi kalmaz.

Para
Harcadığınız her kuruşa değse de bazen bir ailenin finansal yükü çiftlerin ilişkisini zedeleyebilir. Bu gerginlikle çalışma hayatı enerjinizi daha fazla emecektir. Bu fazla sorumluluk ve baskı nedeniyle çiftler bağlı kalabilmek için daha fazla çaba harcamak zorunda kalırlar. Destekleyici bir ilişki ve güçlü bir aile ortamı ebeveynlerin işini kolaylaştıracaktır.

İlişkiyi güçlü kılabilecek bazı önemli fikirler şunlardır:
Randevulaşmak
Birlikte dışarı çıkıp sevgili olarak özel bir şeyler yapmak, anne-baba olmak dışında birbirinizle keyifli saatler geçirmek ilişkinizi güçlendirmek için harika bir yoldur.

Diyalog
İletişime açık olmak ailevi sorumluluklar ve baskı nedeniyle zor olabilir. Yine de, hergün herhangi bir konu üzerine konuşmayı sürdürmek gerginliği azaltacaktır.

Hobilerinizi sürdürün
Eğer dikkat etmezseniz bir süre sonra sadece iş ve çocuk hakkında konuşmak hatasına düşebilirsiniz. Beraber bir aktiviteye katılmak, okumaya devam etmek veya film seyredip sinemaya gitmek gibi etkinliklerle konuşacak yeni konular bulabilirsiniz.

Hedef seçin
Sizi deliye çeviren konuları eşinize söyleyin ve yardım isteyin. Ama bazı konular üzerinde tartışmak veya çözmeye çalışmak faydasız olabilir. Bu noktaları kabullenip enerjinizi çözümü olabilecek ve çözümü ilişkinize fayda sağlayacak sorunlara yöneltin.

Romantizmi besleyin
Küçük romantik pasajlar, yastığın üzerine bırakılan küçük notlar, marketten alınan favori yiyecekler gibi küçük şeyler çiftler arasında olumlu duyguları besler. Bu tip şeylere enerjiniz veya zamanınız olmasa bile eşinizin ilişkinize önem verdiğinizi sadece çocukları önemsemediğinizi bilmesi önemlidir.

Takım olun
Ebeveynler, düzenli olarak çocukları ve birbirleriyle görüşlerini paylaşırlarsa stresi azaltabilirler ve aynı tarafta olduklarını algılayabilirler. Bir takım olarak çalışmak bağları güçlendirir. Aksi şekilde farklı disiplinleri uygulamak ve kurallarda çakışmak, çocukların aklını karıştırabilir ve ilişkiyi bozabilir.

Seksi unutmayın
Düzenli bir fiziksel yakınlık ve samimiyetin önemini hafife almayın; bağlı ve önemli hissetmek ve tatmin olmuş olmak ilişkiyi çok ileri götürecektir. Libidonuzu azaltmanın yollarını bularak stresinizi de azaltabilirsiniz.

Kaynak: http://www.hthayat.com/kadinca-hayat/ask-mesk/iliski-rehberi/haber/1010778-cocuk-sonrasi-ebeveynlerin-yasadigi-problemler-ve-cozum-onerileri
.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Pepee Şarkıları ile coşmaya ne dersiniz?



Bizim küçüklüğümüzde Bugs Bunny, Tom&Jerry, Ret Kit, He-Man, Şirinler, Voltran, Ten-Ten gibi çizgi film kahramanlarımız vardı. 2010'lu yılların cocuklarının ise çok farklı çizgi film kahramanları var. 4 yaş üzeri özellikle erkek çocuklarının Ben10 adında bir kahramanı var ben ondan pek hoşlanmıyorum. 2 yaş ve üzeri çocukların ise yerli bir kahramanı var. Aslında 7'den 70'e herkesin sevdiği bir kahraman oldu kendisi, Pepee. Pepee söylediği eğitici şarkılarla çocukların kalbinde ayrı bir yer etmiş durumda. Özellikle 1,5 yaşındaki yeğenim Eylül, Pepee'nin  en büyük hayranlarından. Kucağından Pepee bebeğini hiç düşürmüyor.

Pepee sevenler için süper bir haber okudum. Sizinle paylaşmak isterim. Pepee hayranı çocuğu olan anne babalar için kaçırılmayacak bir gösteri.

Pepee'nin ilk konseri Kuruçeşme Arena'da

Düşyeri Çizgi Film Stüdyoları tarafından tasarlanan 4 yaşındaki Türkiye'nin ilk Milli Çizgi Film Kahramanı Pepee, 10 Haziran'da Kuruçeşme Arena'da vereceği ilk konserine hayranlarını bekliyor.

Pepee'den ilk albüm, ilk konser...

4 yıldır TRT Çocuk ekranlarında çocuklarla buluşan ve söylediği şarkılar ile tüm Türkiye'nin kalbine taht kuran Pepee, ilk kez MFÖ, Sertap Erener, Ajda Pekkan gibi ünlü sanatçıların sahne alacağı Turkcell Kuruçeşme Arena yaz konserlerinde, 10 Haziran Pazar günü sahneye çıkıyor.

TRT Çocuk ekranlarında günde 5 kuşak halinde, her gün izleyicisi ile buluşan sevimli karakter, bölümlerde söylediği şarkılarla hem çocuklar hem de yetişkinler arasında kısa zamanda bir fenomen haline geldi. Pepee'nin söylediği şarkılar Youtube gibi sitelerde 20 milyona yaklaşan toplam izlenme sayısına ulaştı. Youtube'un 2011 yılında en çok izlenen videoları arasında ilk iki sırayı Pepee'nin “İki ekmek aldım” ve “ Pepee Pepee Yaralandı” adlı şarkılar aldı.

Şu ana kadar toplam 38 şarkısı olan Pepee'nin albümü de Haziran ayı içinde sevenleri ile buluşuyor. İlk albümünün ilk konseri olan Turkcell Kuruçeşme Arena'da Pepee, birbirinden eğlenceli şarkılar söyleyecek ve sürpriz interaktif oyunları ile izleyicisine eğlenceli anlar yaşatacak.

10 Haziran’da neler olacak?

Saat 12.00'de tüm Pepee hayranlarına kapılarını açacak olan etkinlik alanında, konsere kadar çocukların iyi vakit geçirebilmeleri için pek çok sürpriz etkinlik yer alacak. Saat 15.00'deki büyük konsere kadar Pepee hayranları, Pepee'nin dünyasında eğlenecek, sürpriz etkinliklerle keyifli bir Pazar günü geçirecekler. Konser sonrasında da etkinlik alanı 18.00'e kadar açık olacak.

Pepee ile ilgili daha detaylı bilgi ve tüm gelişmeler www.facebook.com/PepeeResmiSayfasi 'ndan vewww.pepee.com.tr 'den takip edilebilir
Etkinlik biletleri www.Biletix.com adresinde satışa sunulmuş. Fiyatlar ise; 
Sahne Önü Sandalye - Tam: 28.00 TL Çocuk İndirimli: 14.00 TL
Tribün - Tam: 23.00 TL Çocuk İndirimli: 13.00 TL

Bilet almak isteyenler http://www.biletix.com/etkinlik/NKKRW/ISTANBUL/tr adresinden ulaşabilir.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Çocuklarla İlgili 8 Yanlış


Geçmişten günümüze kulaktan kulağa aktarılan birçok bilgi, çevrenin yönlendirmeleri veya günümüzün bilgi kirliliği, çocuk yetiştirirken annelerin doğru bilgiye ulaşmalarını kimi zaman engelleyebiliyor.

Peki doğru bildiğimiz bu yanlışlar hangileri? Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, çocuk sağlığıyla ilgili annelerin en sık karşılaştıkları doğru bilinen yanlışları anlatıyor:

1-Bebek fazla kucağa alınmaz, alınırsa kucağa alışır! Yenidoğan bebeğinizi emzirmek, altını değiştirmek, sevmek, okşamak, konuşmak için kucağınıza almalısınız. Anne ile bebek arasında kurulacak sevgi ve güven bağı için bu çok önemlidir. İstekleri karşılanan, sevgi ve güven hisseden bebeğinizi daha ileri dönemlerde uyku, beslenme gibi durumlar için belirli bir düzene alıştırmak daha kolay sağlanır. Özellikle ilk üç ay bebeğinizi sık sık kucağınıza alın.

2-Şişman çocuk sağlıklıdır! Şişmanlık sağlık değil, sağlıksızlık göstergesidir. Hem çocukluk çağı hem de erişkin dönem için hipertansiyon, damar sertliği, şeker hastalığı, ortopedik bozukluklar, pişik, solunum yolu enfeksiyonları, psikolojik bozukluklar gibi birçok hastalıkla ilişkisi saptanmıştır. Dengeli beslenenen çocuk zayıf da olsa sağlıklıdır.

3-Dondurma hasta eder! Dondurma gibi serinletici yiyecekler sağlık kurallarına uygun olarak hazırlandıktan sonra, üretim ve son kullanma tarihlerine dikkat edilerek tüketilmelidir. Dondurma yemeklerden sonra verilmelidir. Böylece hem çocuğun iştahının kapanmasına neden olmaz hem de boş midede soğuk besinin yol açabileceği karın ağrıları görülmez. Yavaş yavaş ve yalayarak yenilir ve beraberinde su içilir ise boğaz ağrısı veya tahrişine yol açmaz.

4-Çocuğu üşütmemek için kalın giydirmek gerekir! Çocukları üşüteceği endişesi ile kalın giydirmek, sarıp sarmalamak terlemelerine ve hastalanmalarına yol açar.

5-Banyo yaparsa üşütür! Çocuklar banyo yapmaktan hasta olmaz. Hasta çocuk bile banyo yaptığında tıkalı burnu açılır; vücudundan ter ve toksinler atılır. Sadece hastalık dönemlerinde uzun banyo yapılmamalıdır.

6-İştah açıcı şurup işe yarar! Vitamin şuruplarının iştah açtığı hazırlayıcı firmalar tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. İyi beslenmeme nedeniyle bazı çocuklarda yeterli büyüme sağlanamıyor ise, hekim önerisi ve kontrolü ile bazı vitamin ilaçlarını kullanmak gerekebilir. Allerji ilaçları ve hormonlu ilaçlar yan etki olarak iştah artışı yaparlar. Bu nedenle çocuklarda uzun süreli bu ilaçları kullanılmaları önerilmemektedir.

7-Soğuk algınlığı mı? Üşütme mi? Soğuk algınlığı (Nezle) toplumda en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonu hastalığıdır. Sıklıkla hava değişim dönemlerinde görülen bu hastalığa neden olan 100’den fazla virüs vardır. Hasta kişilerin hapşırıp–öksürmesi ile havaya karışan mikroplar, sağlam kişilere burun, ağız ve göz aracılığı ile bulaşır. Yuva, kreş, okul çocuklarında salya, sümük ile temas etmiş eller, oyuncaklar, yüzeylere dokunma yolu ile de bulaşma olur. Açık havada, rüzgarda kalıp üşütmek ile ilgisi yoktur.

8-Midesini üşüttü diye kusuyor! Mide ve barsak hastalıkları virüs ya da bakterilerle oluşur. Soğukta kalma sonucu oluşmaz. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, gaz çıkarma gibi belirtilerle seyreder.

18 Mayıs 2012 Cuma

İlk Yaş Günümüz ve İlk Anneler Günümüz



"Göz açıp kapayıncaya kadar geçti" derler. Bizimde Mete'nin doğumu ile başlayan yeni yaşamımızın ilk yılı göz açıp kapayıncaya kadar geçti gitti. Artık Mete 1 yaşında dünyalar tatlısı bir bebek. 

Özel günleri özellikle doğum günlerini kutlamaya özen gösteririm. (Bazen kaçırabiliyorum ama sonrasında telafi etmeye çalışıyorum.) Bu sefer söz konusu oğlumun doğum günü olunca bende ayrı bir heyecan başladı ve bir ay öncesinden doğum günü organizasyonuna başladım. Kimler neler yapmış, nerede kutlayabiliriz gibi konularda yeni fikirler edinmek için internette araştırmalar yaparak organizasyon çalışmalarıma başladım. 

Heyecan ve koşturma içinde geçen ay boyunca davetli listesi, davetiye, menü, Mete'nin kıyafetleri vb. hazırladım. Ayrıca doğum gününü evde yapmaya karar verdiğimiz için evi süslemede kullanacağım malzemeleri almak için bir iki kere öğle arasında alelacele Eminönü gittim. Tabi bu hazırlıkların en önemlisi oğlumun ilk yaş günü pastasını kendim yapacağım için pastayı nasıl süsleyeceğime karar vermek oldu. 


Davetiyemiz
İlk yaş günü partimizin konsepti olarak Winnie the Pooh ve bir bebeğin dünyasına yakışan şekilde rengarenk, süslü bir ortam olarak belirledim. Doğum günümüz anneler gününe denk geldiğinden dolayı dışarıda bir yerde yer ayarlamak zor olacağı için evimizde kutlamaya karar verdik. Davetli listemdeki herkesi arayarak ve mail adresi olanlara davetiye göndererek Mete adına davet ettim.  

Çarşamba akşamından pasta hazırlıklarına başlayarak, pastanın üzerine süs olarak koyacağım şeker hamurundan Winnie the Pooh karakterini hazırladım. Hazırlıklar için yardıma gelen annem ile birlikte menümüzde yer alan diğer tuzlu ve tatlı çeşitlerini zaman azaldıkça artan stres ile hazırladık. Pon-pon pastayı (mozaik pastanın küçük toplar olarak hazırlanıp hindistan cevizine batırılmış hali) servis ederken kullanacağım kürdanları süslemek için hazırladığım flamaları bir gece dizi seyrederken annem ile birlikte tamamladık. Heyecanımın tavan yaptığı Cumartesi gecesi ilk olarak oğlum için özel olarak hazırladığım pastamın süslemesini tamamlayarak, yine kendi ellerim ile hazırladığım kurabiyelerimin süslemesini bitirdim. (Bu noktada anneme ve Özlem'e teşekkürü bir borç bilirim.) Pazar günü son olarak evimizin süslemesini yaparak ve sıcak yiyeceklerimizi pişirerek misafirlerimizi beklemeye başladık.

Televizyon ünitemizi balonlar ve zincir süsler ile renklendirdik.
Aynalarımızı Mete'nin resimlerinin çerçevesi olarak kullandık.

Sahte uçan balonlarımız ile tavanımzı süsledik

Salon kapımızda balonlarla renklendi.


Oğlum için ellerimle yaptığım pasta


Pon-pon pastalar için özel olarak hazırladığım flamalı kürdanlar
Oğluma özel hazırladığım kurabiyeler
Anneanne elinden cup kekler
Annemin hazırladığı tuzlularımız
Masamızın son hali
Çekirdek aile olarak mutluluğumuz

Büyük ailemizle birlikte mutluluğumuz
Sakaryalı kartallar
Sponsor: F. Papin

Mete, henüz doğum günü olduğundan, yaşına girdiğinden pek bir şey anlamıyor ama o gün sevdiği insanları çevresinde görmekten çok mutlu oldu. 

İlk doğum günümüzde ve anne olarak kutladığım ilk anneler günümde partimize gelerek, mesaj atarak, telefonla arayarak bizi yalnız bırakmayan dostlara çok teşekkür ederiz. Hepinizi çok seviyoruz.