Bugün 29.11.2013. 5. evlilik yıl dönümümüz. Evliliğimizin meyvesi, Meyve Sepeti göndermiş bana babasının yardımıyla...
29 Kasım 2013 Cuma
5. Evlilik Yıldönümümüz
Bugün 29.11.2013. 5. evlilik yıl dönümümüz. Evliliğimizin meyvesi, Meyve Sepeti göndermiş bana babasının yardımıyla...
20 Kasım 2013 Çarşamba
Mete ve İş Makineleri
Mete yaşındaki tüm çocuklar bir dönem iş makinelerine, araçlarına hayran oluyor. Mete'de o döneminde. Yolda ne zaman bir kepçe, dozer v.s. görsek çıldırıyor. Saatlerce durup onları izlemek istiyor. Özellikle arabada giderken görürse yerinde koltuğunda oturtmak çok zor oluyor. Koltuğundan kalkıp arabanın arka camından seyretmek istiyor. Makinelerin uzakta olduğunu, kalksa da göremeyeceğini anlatmak çok zor oluyor bu durumlarda.
Dün öğle arası Eminönü'ne gittim. Gezerken uzaktan kumandalı bir kepçe gördüm ve görür görmez aldım. Akşam eve Mete babası ile birlikte önden çıktı. Ben arkalarından eve doğru yürürken eşimden telefon geldi. "Uzaktan kumanda için pil var mı?" diye soruyordu. Bende poşetin içinde olduğunu söyledim. Eşim "Mete'nin kepçeyi görünce heyecanla poşeti parçaladığını" söyledi. Tüm gece kesintisiz kepçe ile oynadık. Diğer oyuncakların küçük parçalarını kepçe ile taşımayı denedik. Mete, uyumak için yattığında dahi eli kepçenin düğmesindeydi ve kepçe durmadan çalışıyordu.
Etiketler:
Dozer,
Egemen,
Egemen Kılıç,
İş Makineleri,
İş Makinesi,
Kepçe,
Mete,
Mete KILIÇ,
Senay,
Senay Akalın,
Senay Kılıç
15 Kasım 2013 Cuma
Mete Tiyatro ile Tanıştı:Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt
Geçen haftasonu bir programımız yoktu ve tüm gün Mete'nin evde kalmasını istemiyordum. Tatilde Mete'nin gösterileri fazla sorun çıkarmadan izlediği aklıma geldi ve hızlıca şehir tiyatrolarının çocuk oyunlarına baktım. Saat 12:00'de başlayan Üsküdar Müsahipzade ve Kadıköy Haldun Taner sahnelerinde 3+ yaş grubuna uygun oyunlar vardı. Mete'yi hızlıca hazırladım ve yola çıktık. İlk olarak Üsküdar'a gittik fakat bilet kalmadığı için giremedik. Hayal kırıklığı içinde eve dönmek için arabaya doğru giderken saatin 11:45 olduğunu gördüm ve Kadıköy için şansımızı denemeye karar verdim. Oyun başladıktan 1-2 dakika sonra Kadıköy Haldun Taner Sahnesinin gişesine vardık. Gişedeki görevli oyuna girebileceğimizi söylediğinde çok sevindim. Koltukların yanına koydukları ek sandalyeye Mete'yi kucağıma alarak yerleştik. Kukla tiyatrosu olan "Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt" oyunu 40 dakika sürüyordu. Mete, yarım saat merakla sahneyi ve etrafımızda çığlıklarla oyuna katılan çocukları izledikten sonra yavaş yavaş ilgisi dağıldı. Kucağımdan inerek karanlıkta görebildiği kadarıyla etrafında dikkatini çeken şeylere doğru ilerlemeye başladı. Oyunun sonuna doğru birçok çocuk da aynı şeyi yaptığı için Mete'yi uzaktan kontrol ederek serbest bıraktım. Mete, oyunun son dakikalarını diğer çocuklarla beraber sahnenin önünden seyretti.
2,5 yaşındaki Mete, bence bu ilk tiyatro denemesinden son derece başarılı ve usluydu.
Oyunla ilgili bilgileri Üç kardeş ve Muhteşem Kurt sayfasından alabilirsiniz. Ayrıca İstanbul şehir tiyatroları çocuk oyunları ücretleri çok uygun, sadece 3 TL. O yüzden, "Benim çocuğum durmaz." demeyin ve yaşına uygun bir oyun seçerek mutlaka tiyatro ile çocuğunuzu tanıştırın.
26 Eylül 2013 Perşembe
Telefonda Kısık ve Korkak Bir Ses: An.....ne
Çocuğunuz varsa yada yakınlarınızda küçük çocuğu olan biri varsa hepimizin şahit olduğu bir sahne vardır. Kişi telefon ile konuşmaktadır ama karşısındaki sadece dinlemektedir. Hiç ses çıkarmaz. Sadece dinler. Kişi ise karşındakinin anlamlı yada anlamsız sesini duymak için bir dolu dil döker. Oğlum ne yapıyorsun?, Canım yemeğini yedin mi?, Beni özledin mi?, Hadi bana "Anne" de, Çizgi filmin başladı mı?, Oyuncaklarınla mı oynuyorsun? Baba yanında mı?....gibi bir dolu söz söyler ama karşısındaki sadece dinler.
İşte Mete'de bu döneminde. Sadece dinleme döneminde. Bizi telefonla konuşurken görsün illa telefonu elimizden almak istiyor. Telefonu vermezsek avazı çıktığı kadar ağlıyor. Telefondaki tanıdık biri ise "Mete'de seninle konuşmak istiyor" diyerek telefondakini Mete ile tek taraflı muhabbete zorluyoruz ve yukarıdaki anlattığım sahne yaşanıyor. Bizde durmadan "Hadi Mete cevap ver." diyoruz. Ama Mete'de çıt yok sadece dinliyor ve bir süre sonra canı sıkılıyor. O an evdeki her hangi bir şey ilgisini çekiyorsa yada bizim anlamadığımız bir şey geldiyse aklına telefonu fırlatıp atarak ortamdan uzaklaşıyor.
Bu sabah ise bir ilk yaşadık. Sabah iş yerinde telefonum çaldı. Telefonu açtım efendim dedim. Çıt yok. Eşim herhalde açtığımı anlamadı dedim tekrar efendim dedim. Yine ses yok. Sonra anladım ki Telefondaki Mete. Oğlum, Canım, Günaydın, Nasılsın?, Ne yapıyorsun?, İyi uyudun mu? gibi bir sürü soru sordum ama Mete'de çıt yok. Sonra "Annecim, hadi anne de" dedim ve beklenmedik bir şey oldu karşıdan kısık ve korkak bir ses tonuyla "An.....ne" sesi duydum. O an yaşadığım mutluluk inanılmazdı. Arkasından acaba tesadüf mü oldu dedim. Hadi tekrar anne de dedim ve aynı şekilde kısık ve korkak ses tonu ile "An......ne" dedi Mete. Süperdi... Oğlumla karşılıklı muhabbet edeceğimiz günleri sabırsızlıkla bekliyorum.
Etiketler:
anne,
Mete,
Mete KILIÇ,
Senay,
Senay Akalın,
Senay Kılıç,
telefon
18 Eylül 2013 Çarşamba
Sabah Sürprizim
Ben, devlette çalışan, sabah 8:30'da mesaisi başlayan ve İstanbul trafiğinde işine yetişmeye çalışan bir anne olduğum için sabahları çok çok erken evden çıkıyorum. Ben evden çıktığımda Mete uyuyor oluyor. Her sabah o masum masum uyurken onu biraz seyredip, onu bıraktığım için üzülerek evden çıkıyorum.
Eşim ise Mete'yi bakıcımıza emanet ederek evden çıkıyor. Pazar gecesi Mete gece uyanıp beni uykusuz bıraktığı için Pazartesi günü moralim biraz bozuk ve yorgundum. Eşim, neşemin yerine gelmesi için Mete ile birlikte bana Pazartesi ve Salı sabahları küçük sürprizler hazırlayıp bana gönderdi.
Etiketler:
Egemen,
Egemen Kılıç,
Mete,
Mete KILIÇ,
Senay,
Senay Akalın,
Senay Kılıç,
süpriz,
sürpriz,
uyku
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)