uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2013 Çarşamba

Sabah Sürprizim

Ben, devlette çalışan, sabah 8:30'da mesaisi başlayan ve İstanbul trafiğinde işine yetişmeye çalışan bir anne olduğum için sabahları çok çok erken evden çıkıyorum. Ben evden çıktığımda Mete uyuyor oluyor. Her sabah o masum masum uyurken onu biraz seyredip, onu bıraktığım için üzülerek evden çıkıyorum. 

Eşim ise Mete'yi bakıcımıza emanet ederek evden çıkıyor.  Pazar gecesi Mete gece uyanıp beni uykusuz bıraktığı için Pazartesi günü moralim biraz bozuk ve yorgundum. Eşim, neşemin yerine gelmesi için Mete ile birlikte bana Pazartesi ve Salı sabahları küçük sürprizler hazırlayıp bana gönderdi.



29 Ağustos 2013 Perşembe

En Zor ama En Zevkli Yolculuğum


Çok uzun zamandır oğlumla yaşadıklarımı yazıya dökemedim. Önümüzdeki günlerde 2013 yazının kısa bir hikayesini yazacağım inşallah.


Geçen haftasonu Kefken'den dönüş yolculuğumuzda her zaman ki gibi arabanın arka koltuğunda Mete'nin yanında oturdum. Bende çok yorgundum ve Mete'ye "Hadi sende uyu bende dinleneceğim" dedim. Fakat ısrarla Mete ağladı ve beni yanına çağırdı. Ben isteğinin ne olduğunu anlayıp bir an önce onu sakinleştirme çabası içinde Mete'ye yaklaştım ve ne istediğini sordum. Mete ısrarla beni en yakınına kadar çağırdı ve bana sarıldı. Sonuçta resimde gördüğünüz şekilde bana sarıldı ve uyku moduna geçti. Ben biraz doğrulmaya çalıştıkça bana daha sıkı sarıldı ve kesinlikle kalkmama izin vermedi. Mete derin bir uykuya dalıncaya kadar beni bırakmadı. İki büklüm, bel ağrılı, rahatsız bir pozisyonda ama oğlumun kalp atışlarını dinleyerek ve onun sıcaklığını hissederek zevkli bir yolculuk geçirdim. Oğlumun uyku arkadaşı peluş oyuncağı gibi oldum.

24 Ağustos 2012 Cuma

Uyuyan Prensim

Mete'nin resimlerine bakıyordum. Annesi olarak her resimde bana ayrı bir güzel görünüyor ama özellikle uyuduğu fotoğraflarda yüzündeki huzuru, güzelliği görmek beni ayrı bir mutlu etti. Bende, Uyuyan Prensimin resimlerinden bir derleme yapıp sizinle paylaşmak ve Mete'nin uyku sorununu anlatmak istedim.

Bebek sahibi bir çok kişiden
- En büyük sorunumuz yemek.
- Yemek yedirmekte çok zorlanıyoruz.
- Ne yaparsak yapalım ağzına bir lokma koyamadık.
- Yemek yemeyen bebekler çok zor oluyor.
gibi cümleler duymuşsunuzdur. Allaha şükür, Mete'ye yemek yedirme konusunda pek sıkıntımız yok (Diş çıkardığı dönemler hariç). Mete'nin en büyük sorunu uyku. Gözlerini açacak hali olmasada uyumamak için büyük bir çaba harcıyor. Her gece saatlerce ağlamadan uykuya dalmıyor malesef. Genelde ağlamaktan yorulduğu için sızıp kalıyor. Eşimle beraber her gece Mete'yi uyutmak için büyük bir çaba harcıyoruz. Ben çok defa sinirlenip pes ettim ve Mete'yi salona getirip oyuncaklarının arasına bıraktım ve biraz ayrı kalıp sakinleşmeye çalıştım.

Bebekler düzeni severler. Bende uyku konusunda bir düzen oturtmayı denedim ve deniyorum. Uyku saati geldiğinde bir biberon süt ile Mete'yi kucağıma alıp eşime iyi geceler diyerek el sallıyor ve yatak odasına geçiyoruz. Mete yatak odasına girinceye kadar bir oyun şeklinde bu rutini gülerek yapıyor. İlk önceleri yatak odasına girip sütünü içtikten sonra uyumamak için ağlamaya başlıyordu ama artık yatak odasına girdiğimiz an ağlamaya başlıyor.

Ben, hala uyku konusunda bir çözüm bulamadım. Yukarıda anlattığım yöntem öncesinde ayakta sallamayı, yatağına bırakıp kendi kendine yatmasını beklemeyi v.b. duyduğum bir çok yönetmide denedim ama malesef bunlarda bir çözüm olmadı. Akşamları ve haftasonları uyku saati geldiğinde eşimle birbirimize bakıp "Nasıl uyutacağız?" diye soruyoruz. Şunuda belirtmek isterim eşim bu konuda daha başarılı. Eşim kucağında da uyumamak için ağlasada kısa sürede pes edip uyuyor. Hafta içi gündüzleri bakıcımız Fatma hanımla ise beraber yan yana yatıp uyuyorlar. Ama haftaiçi evdeysem Fatma hanım dahi Mete'yi uyutamıyor.

Mete'nin benim olduğum ortamlarda uyumamasını, beni özlediğine yormak istiyorum. Ama bu gerçekten böylemidir yoksa bunun altında başka bir sorun varmıdır bilemiyorum. Tek bildiğim, Mete'nin uyuması için büyük bir savaş verdiğim ve sonunda onu uyurken gördüğümde uyumadıkça ona karşı çok sinirlendiğim için pişmanlık duyduğum.









22 Ağustos 2012 Çarşamba

Mete deniz, kum ve güneş üçlüsü ile tanıştı

Temmuz ayının 2. haftası yıllık iznimi kullanarak ailecek Kefken'e ailemin yazlığına gittik. Gittiğimiz ilk gün bardaktan boşalırcasına yağmur yağsada sonrasında güneş yakıcı yüzünü gösterdi. Güneş açar açmaz hazırlanıp denize doğru yol aldık.

Mete ile beraber yeğenlerim Kaan ve Eylül'ü ayrıca diğer yeğenimiz Emre Can'ı da yanımıza alarak Kovanağzı sahile gittik.


Egemen kucağına Mete ve Eylül'ü, önünede Kaan ve Emre Can'ı alarak kumsala doğru yola çıktı. Havluları, oyuncakları v.b. malzemeler de bana kaldı.



Mete, denizden önce babası deniz simitini şişirirken sıcak kumlarla tanıştı ve hiç yabancılık çekmeden kumla oynamaya başladı.



Mete'nin denizle ilk tanışmasında hatıra fotoğrafı çektirmeyi unutmadık tabiki. Ama şunu hatırlatmak isterim ki deniz simiti şeçimim yanlış olmuş. Mete aslanın kocaman kafasından dolayı önünü göremediği için hiç rahat edemedi. Fotoğraf çektirdikten sonra Mete'yi kucağımıza alarak denizle oynamaya devam ettik. 

Mete ve Eylül, üşümeye başlayıp titrediklerinde denizden çıkarttık ve havlularının üzerinde kumda aynamaya devam ettiler.




Mete ve Eylül'den bebekler için 2012 plaj modası örnekleri :)







     
Denize gidemediğimiz gün bahçede şişme havuzu doldurarak Mete ile beraber serinledik.


 Mete, gün içinde hiç durmadan haraket ettiği ve inanılmaz yorulduğu için salıncakta sallanmaya başladıktan bir kaç dakika sonra uyuya kalıyordu.


Mete ile alışverişe gittiğimizde hoş bir anı olarak yukarıdaki fotoğrafları çektim. Mete nasıl güvenli bir sürüş yapılması gerektiğini kendi yöntemince anlatıyor. Direksiyon sıkı sıkı kavranır hatta 2 el yetmez ise gerektiğinde bir bacaktan yardım alınır ve dişlerle direksiyona sabitlenilerek gözler yoldan ayrılmaz.

20 Temmuz 2012 Cuma

Uyusunda Büyüsün Ninni



Bu karikatürü görünce "İşte bu benim" dedim. Müzik kulağı denen kulaktan malesef bende hiç yok ve hiç bir şarkıyı ezbere bilmem. Ayrıca sesimde inanılmaz derecede kötüdür. Tüm bunlardan dolayı kimsenin yanında yüksek sesle şarkı söylemem. Ama anne olunca durum değişiyormuş. Sesinizin ne kadar kötü olduğunu düşünseniz bile anne olunca sizin sesinizi duymaktan mutlu olan, sizin sesinizde huzur bulan bir meleğe sahip oluyorsunuz.



Meleğinizin uykusu geldiğinde ve uyuyayamadıkça hırçınlaştığında onu sakinleştirip uyutabilmeniz için ninni söylemeniz gerekiyor.

Herkesin bildigi aşağıdaki "Uyusunda büyüsün" ninnisinin sözlerini malesef ben ezbere bilmiyorum.

Uyusunda büyüsün ninni
Tıpış tıpış yürüsün ninni
eeeee... eeeee...
Uyu yavrum ninni
Dandini dandini dalılı bebek
Elleri kolları kınalı bebek
eeeee... eeeee...
Uyu yavrum ninni

Ninninin bildiğim tek kısmı "Uyusunda büyüsün ninni, tıpış tıpış yürüsün ninni" kısmı idi. Mete'yi ninni söyleyerek uyutmaya çalıştığım ilk zamanlar sürekli aynı iki cümleyi tekrarlamaktan çok sıkıldım ve çareyi kendi ninni sözlerimi yazmaktan buldum. Artık Mete'ye, ona özel olarak uyarladığım ninniyi söylüyorum.

Uyusunda büyüsün Metecim
Tıpış tıpış yürüsün Metecim
eee... eee... eee...

Uyusunda büyüsün Metecim
Bıdır bıdır konuşsun Metecim
eee... eee... eee...

Uyusunda büyüsün Metecim
Tatlı rüyalar görsün Metecim
eee... eee... eee...

Uyusunda büyüsün Metecim
Annesini çok sevsin Metecim
eee... eee... eee...

Uyusunda büyüsün Metecim
Babasını çok sevsin Metecim
eee... eee... eee...

Uyusunda büyüsün Metecim
Koca adam olsun Metecim
eee... eee... eee...

Not: Metecim yerine "canım oğlum" veya "meleğim" i kullanabiliyorum. 




5 Haziran 2012 Salı

Hangi yaşta ne kadar uyku gerekiyor?

Çevremdeki anne olan arkadaşlarla toplandığımızda sohbetlerimiz hep çocuklarımızın/bebeklerimizin üzerine oluyor. Bu sohbetlerimizin konusu ya "Seninki gece kaç defa uyanıyor?", "Sabahları erken mi uyanıyor?", "Gündüz uykuları nasıl?" oluyor yada "Yemek yemesi nasıl?", " Yemek seçiyor mu?" v.b. oluyor. 

Annelerin bebeklerini büyütürken en çok üzerinde durdukları konular beslenmeleri ve uykuları. Peki bebekler günde kaç kez ve ne kadar uyumalılar? Gece kaçta yatmalılar? Gece uykuları ne kadar sürmeli? Tüm anneler gibi benimde aklıma takılan bu sorulara bir cevap olabileceğini düşündüğüm aşağıdaki yazıyı sizinle paylaşmak isterim.



"Her çocuğun farklı olduğunu unutmayın, bazıları diğerlerinden daha az, bazıları daha fazla uykuya gereksinim duyar; ancak arada çok da büyük farklar olmamalıdır” diyen Uyku Danışmanı ve Koçu Seride Samurkaş Karaç, çocukların uyku düzeninin nasıl olması gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi.

Farklı yaşlardaki çocukların ortalama olarak ne kadar uykuya gereksinim duyduğuna dair genel bilgileri yanda bulabilirsiniz.

Birçok çocuğun çok uykuya gereksinimi olduğunu unutmayın. Ebeveynler, çocukları saat 23.00’te uykuya yatmayı reddediyor diye, “uykuyla arasının olmadığını” düşünürler. Aslında çocukları uyku eksikliğine bağlı aşırı yorgunluk çekiyor olabilir.


Kendinize şu soruları sorun:
- Her otomobile bindiğinde hemen uykuya dalıyor mu?
- Hemen hemen her sabah onu ben mi uyandırmak zorunda kalıyorum?
-Gün boyunca aksi, asabi ve aşırı yorgun görünüyor mu?
-Bazı akşamlar, normal yatma saatinden önce uykuya dalıyor mu?
-Sık sık sabah 06.00’da uyanıp mı güne başlıyor?
Bu sorulardan herhangi birisine “Evet” yanıtını verdiyseniz, çocuğunuz uykusunu yeterince almıyor olabilir.
Çocuğunuzun kaç saat uyuduğundan fazla, davranışlarına dikkat etmeniz daha önemlidir. Dr. Weissbluth “Genelde, çocuklar ne kadar uzun gece uykusu uyurlarsa, gündüz boyunca davranışları daha iyi olur” diyor. Bu çok doğrudur.

Çocukların uyku saatinin ve kalitesinin doğru olması neleri etkiler?
-Odaklanma süresini,
-Uyumluluğunu,
-Asabiyetini,
-Kendi başına oyun oynamasını,
-Çevrede olan biteni bütünüyle farkına varıp, öğrenmesini etkileyecektir.