Hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2012 Cuma

Hamileler için fotoraf örnekleri

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte arkadaşlarımdan hamilelik haberleri almaya başladım. Aramıza yeni sevimli miniklerin geleceğini öğrenmek beni mutlu ediyor. Açıkcası bu haberlere anne olduktan sonra daha çok seviniyorum. Çünkü annelik çok güzel bir duygu ve benim gibi arkadaşlarımında bu duyguyu yaşayacağını öğrenmek, herşeyden daha çok sevecekleri meleklerini kucaklarına alacaklarını bilmek çok mutluluk verici.

Hamilelik ise çok hızlı ve yoğun duygular içinde geçen bir dönem. Anne adayı kendini unutuyor ve herşeyi doğacak bebeğini düşenerek yapıyor. Bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişmesi ve doğması için ne yemeliyim, ne yapmalıyım diye düşünürken bir bakmışsınız o büyük an gelmiş ve bebeğiniz kucağınızda.

Benim hamilelik dönemimde çok hızlı bir şekilde geçti ve Mete'yi kucağıma sağlıklı bir şekilde aldım. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda o dönemimi ilerde hatırlatacak pek resmimim olmadığını fark ediyorum. Eminim anne olan bir çok kişi şu an benimle aynı düşünceleri paylaşıyor. O yüzden aşağıda sizlere ilham vermesini amaçladığım bir kaç hamilelik resmi yayınlıyorum. Bu arada sizinde bu tür güzel resimleriniz varsa ve bana gönderirseniz burada diğerlerine ilham vermesi açısından yayınlamak isterim.
















5 Haziran 2012 Salı

Hangi yaşta ne kadar uyku gerekiyor?

Çevremdeki anne olan arkadaşlarla toplandığımızda sohbetlerimiz hep çocuklarımızın/bebeklerimizin üzerine oluyor. Bu sohbetlerimizin konusu ya "Seninki gece kaç defa uyanıyor?", "Sabahları erken mi uyanıyor?", "Gündüz uykuları nasıl?" oluyor yada "Yemek yemesi nasıl?", " Yemek seçiyor mu?" v.b. oluyor. 

Annelerin bebeklerini büyütürken en çok üzerinde durdukları konular beslenmeleri ve uykuları. Peki bebekler günde kaç kez ve ne kadar uyumalılar? Gece kaçta yatmalılar? Gece uykuları ne kadar sürmeli? Tüm anneler gibi benimde aklıma takılan bu sorulara bir cevap olabileceğini düşündüğüm aşağıdaki yazıyı sizinle paylaşmak isterim.



"Her çocuğun farklı olduğunu unutmayın, bazıları diğerlerinden daha az, bazıları daha fazla uykuya gereksinim duyar; ancak arada çok da büyük farklar olmamalıdır” diyen Uyku Danışmanı ve Koçu Seride Samurkaş Karaç, çocukların uyku düzeninin nasıl olması gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi.

Farklı yaşlardaki çocukların ortalama olarak ne kadar uykuya gereksinim duyduğuna dair genel bilgileri yanda bulabilirsiniz.

Birçok çocuğun çok uykuya gereksinimi olduğunu unutmayın. Ebeveynler, çocukları saat 23.00’te uykuya yatmayı reddediyor diye, “uykuyla arasının olmadığını” düşünürler. Aslında çocukları uyku eksikliğine bağlı aşırı yorgunluk çekiyor olabilir.


Kendinize şu soruları sorun:
- Her otomobile bindiğinde hemen uykuya dalıyor mu?
- Hemen hemen her sabah onu ben mi uyandırmak zorunda kalıyorum?
-Gün boyunca aksi, asabi ve aşırı yorgun görünüyor mu?
-Bazı akşamlar, normal yatma saatinden önce uykuya dalıyor mu?
-Sık sık sabah 06.00’da uyanıp mı güne başlıyor?
Bu sorulardan herhangi birisine “Evet” yanıtını verdiyseniz, çocuğunuz uykusunu yeterince almıyor olabilir.
Çocuğunuzun kaç saat uyuduğundan fazla, davranışlarına dikkat etmeniz daha önemlidir. Dr. Weissbluth “Genelde, çocuklar ne kadar uzun gece uykusu uyurlarsa, gündüz boyunca davranışları daha iyi olur” diyor. Bu çok doğrudur.

Çocukların uyku saatinin ve kalitesinin doğru olması neleri etkiler?
-Odaklanma süresini,
-Uyumluluğunu,
-Asabiyetini,
-Kendi başına oyun oynamasını,
-Çevrede olan biteni bütünüyle farkına varıp, öğrenmesini etkileyecektir.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Çocuklarla İlgili 8 Yanlış


Geçmişten günümüze kulaktan kulağa aktarılan birçok bilgi, çevrenin yönlendirmeleri veya günümüzün bilgi kirliliği, çocuk yetiştirirken annelerin doğru bilgiye ulaşmalarını kimi zaman engelleyebiliyor.

Peki doğru bildiğimiz bu yanlışlar hangileri? Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, çocuk sağlığıyla ilgili annelerin en sık karşılaştıkları doğru bilinen yanlışları anlatıyor:

1-Bebek fazla kucağa alınmaz, alınırsa kucağa alışır! Yenidoğan bebeğinizi emzirmek, altını değiştirmek, sevmek, okşamak, konuşmak için kucağınıza almalısınız. Anne ile bebek arasında kurulacak sevgi ve güven bağı için bu çok önemlidir. İstekleri karşılanan, sevgi ve güven hisseden bebeğinizi daha ileri dönemlerde uyku, beslenme gibi durumlar için belirli bir düzene alıştırmak daha kolay sağlanır. Özellikle ilk üç ay bebeğinizi sık sık kucağınıza alın.

2-Şişman çocuk sağlıklıdır! Şişmanlık sağlık değil, sağlıksızlık göstergesidir. Hem çocukluk çağı hem de erişkin dönem için hipertansiyon, damar sertliği, şeker hastalığı, ortopedik bozukluklar, pişik, solunum yolu enfeksiyonları, psikolojik bozukluklar gibi birçok hastalıkla ilişkisi saptanmıştır. Dengeli beslenenen çocuk zayıf da olsa sağlıklıdır.

3-Dondurma hasta eder! Dondurma gibi serinletici yiyecekler sağlık kurallarına uygun olarak hazırlandıktan sonra, üretim ve son kullanma tarihlerine dikkat edilerek tüketilmelidir. Dondurma yemeklerden sonra verilmelidir. Böylece hem çocuğun iştahının kapanmasına neden olmaz hem de boş midede soğuk besinin yol açabileceği karın ağrıları görülmez. Yavaş yavaş ve yalayarak yenilir ve beraberinde su içilir ise boğaz ağrısı veya tahrişine yol açmaz.

4-Çocuğu üşütmemek için kalın giydirmek gerekir! Çocukları üşüteceği endişesi ile kalın giydirmek, sarıp sarmalamak terlemelerine ve hastalanmalarına yol açar.

5-Banyo yaparsa üşütür! Çocuklar banyo yapmaktan hasta olmaz. Hasta çocuk bile banyo yaptığında tıkalı burnu açılır; vücudundan ter ve toksinler atılır. Sadece hastalık dönemlerinde uzun banyo yapılmamalıdır.

6-İştah açıcı şurup işe yarar! Vitamin şuruplarının iştah açtığı hazırlayıcı firmalar tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. İyi beslenmeme nedeniyle bazı çocuklarda yeterli büyüme sağlanamıyor ise, hekim önerisi ve kontrolü ile bazı vitamin ilaçlarını kullanmak gerekebilir. Allerji ilaçları ve hormonlu ilaçlar yan etki olarak iştah artışı yaparlar. Bu nedenle çocuklarda uzun süreli bu ilaçları kullanılmaları önerilmemektedir.

7-Soğuk algınlığı mı? Üşütme mi? Soğuk algınlığı (Nezle) toplumda en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonu hastalığıdır. Sıklıkla hava değişim dönemlerinde görülen bu hastalığa neden olan 100’den fazla virüs vardır. Hasta kişilerin hapşırıp–öksürmesi ile havaya karışan mikroplar, sağlam kişilere burun, ağız ve göz aracılığı ile bulaşır. Yuva, kreş, okul çocuklarında salya, sümük ile temas etmiş eller, oyuncaklar, yüzeylere dokunma yolu ile de bulaşma olur. Açık havada, rüzgarda kalıp üşütmek ile ilgisi yoktur.

8-Midesini üşüttü diye kusuyor! Mide ve barsak hastalıkları virüs ya da bakterilerle oluşur. Soğukta kalma sonucu oluşmaz. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, gaz çıkarma gibi belirtilerle seyreder.

13 Nisan 2012 Cuma

Hamilik Öncesinde ve Hamilelikte Folik Asit Neden Kullanılıyor?

Oğlum Mete süpriz bir bebek değil. Eşim ile artık bir bebeğimiz olsun diye düşünmeye başladığımızda çocuğumuzun sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi için ilk olarak vücudumu hamilelik dönemine hazırlanmam gerektiğini biliyordum. Bundan dolayı ilk olarak yediğime içtiğime dikkat ederek daha sağlıklı beslenmeye çalıştım. Çok kilolu olmamakla birlikte hamilelik dönemimde kilo alacağımı düşünerek 1-2 kiloda olsa vermeyi hedefledim ama pek başarılı olamadım. Ayrıca yaptığım araştırmalar sonucunda hamileliğe hazırlık dönemimde, hamileliğimin 3 ay öncesinde folik asit kullanmaya başladım. Peki neden Folik Asit?

Folik Asit, B grubundan bir vitamin ve B9 ismi ile anılıyor. Yapılan pek çok araştırma sonucunda folik asitin aminoasit metabolizmasında ve DNA yapısında rol oynadığı, hücre büyümesi ve gelişimini artırarak doku oluşumunda büyük rol oynadığı ortaya çıkmış. Ayrıca hamilelik sırasında, hatta hamilelikten önceki 3 ayda günlük 400 mg folik asit alımının bebeklerde merkezi sistem anomalilerinden omurgada açıklık (Spina bifida) ve kafa tasının bir kısmının gelişememesini (anensefali) önemli oranda azalttığı tespit edilmiş. Bunun yanında folik asit eksikliğinin erken doğuma ve kalp anomalilerine de sebep olabileceği iddia edilmekte.

Folik asit, koyu yeşil yapraklı sebzeler, tüm tahıllar, kuru baklagiller ve hayvansal gıdaların bir çoğunda bulunmakta. Aşağıdaki tabloda bazı gıdalarda ne kadar folik asit bulunduğu gösterilmiştir. Ancak ısı ve ışık  folik asit oranını azaltmakta. Bundan dolayı azami yararın sağlayabilmek için sebze ve meyveleri taze olarak ve mümkün olduğu kadar az pişirilmiş şekilde tüketilmesi gerekiyor. Folik asit, besinlerin yanı sıra tablet olarakda alınabiliyor.

Normal bir insanın günlük olarak serbest folat üzerinden 200, toplam folat üzerinden ise 300 mikrograma ihtiyacı var. Hamilelik döneminde ise folik asit ihityacı yaklaşık %50 oranında artmakta. 

100 Gram Gıdadaki Folat Miktarı
GıdaSerbest (mg)Toplam (mg)
alabalık-750
fıstık-280
piliç eti-250
ıspanak170200
maydanoz-170
karaciğer-140
brokoli-111
lahana-100
böbrek6080
esmer ekmek1550
beyaz ekmek830
portakal1324
marul2020
muz1020
yumurta1020
sığır eti47
elma / üzüm36
koyun / tavuk eti36
pişmiş yumurta25



Hamilelik dönemimden önce doktor kontrolümde de doktorum folik asit kullanmamı istedi. Ayrıca hamililiğimin ilk 4 ayında da doktorumun kontrolünde folik asit kullanmaya devam ettim.